KELTEPE

Köroğlu sıradağlarının güneydeki ilk sırası üzerinde bulunan Keltepe 1.840 m. yüksekliktedir.

Koordinatlar: 40°15'4.15"K, 31°47'18.05"E

Keltepenin üzerinde bulunduğu dağ sırasını, doğuda Doğanyurt ve Köstköy arasında bulunan geçit, batıda Aladağ çayı kısmen ayırarak, çevre köylerin DEPEL dedikleri dağı ortaya çıkarır. Depel Dağı doğudan batıya doğru alçalır.  Doğu uçundaki geçit 1.560 m. iken batıda Aladağ çayında seviye 600 m. kadardır. Depel’in doğudaki en yüksek noktası Keltepe 1.840 m. batıdaki burun adı verilen tepe de 1.680 m. yüksekliktedir.

Keltepeye yamaç paraşütü merkezi yapılması planlanmış; Keltepeden (1.840 m.)  havalanan paraşütçülerin Hırkatepe Köyünün Çaypınar mevkiine (960 m.) inmesi düşünülmüştür. Çalışmaların devam ettiği bu proje çevre köylere ve turist yoğunluğu zaten var olan Beypazarı’na da ayrı bir renk katacaktır.

Keltepenin rüzgar santrali yapılmasına uygun olduğu söylenmişse de, bu alanda bugüne kadar hiçbir adım atılmamıştır.
Depel dağının yamaçlarında ve eteklerinde debisi az veya çok su kaynakları vardır. Çevre köylerde yaşayan halk tarafından bu su kaynaklarına başlangıçta ağaçtan bilahare metal-plastik ve betondan çörten-oluk ve yalak yapılarak insanların ve hayvanların hizmetine sunulmuştur. Akan buz gibi sulara çam ağacının kokusu ayrı bir lezzet katmış, içmeye doyulamamıştır. Debisi çok olan kaynaklarla çevre köyler sulu tarım yapmakta ve meyve bahçelerini sulamaktadırlar. 2000’li yılların başından itibaren yurdumuzu etkileyen kuraklık Depel dağının çevresindeki suları da azaltmış hatta birçoğunu kurutmuştur.

Depel dağının güney yamacında, doğudan batıya, Doğanyurt, Kaplan, Kozağaç, Hırkatepe ve Sekli, güney yamacında, doğudan batıya, Nuhhoca, Yıldız ve Dudaş köyleri yer alır. Anılan bu köyler başta olmak üzere yakın çevre köyleri de Depel’i otlak/yaylak olarak kullanırlardı. Büyükbaş hayvanların gücünden yararlanıldığı 1990 yılına kadar, baharın başlangıcına dağa salınan öküzler işlerin başladığı mayıs sonunda köye geri getirilir, danalar ise sonbahar ortalarına kadar Depelde bırakılırdı. Satılırken de tanıtımı ‘yayla malı’ tabiri ile yapılırdı. Yayla malının eti lezzetli ve pek tabii ki kıymetli olurdu. Küçükbaş hayvanlar çoban nezaretinde dağda otlatıldığı halde büyükbaş hayvanların çobanı bulunmazdı. 1500-1600 metreden sonra çam ve diğer ağaçların yetişmediği, çoban yastığı, yandak ve diğer otların olduğu Depel dağının bu yüksek kısmına Keltepe denilmiştir. Dağda yaylakta olan büyükbaş hayvanlar geceyi ormanın dışında, Depel dağının bu kel kısmında geçirerek kendilerini yırtıcılardan korurlardı. Dağda yaşamayı danalar öküzlerden öğrenir, öküzler danaları korurdu.

(Not: Fotoğrafların orjinal hallerini görmek için üzerlerine tıklayınız.)

KELTEPENİN ÇAYPINARDAN GÖRÜNÜŞÜ

Keltepenin Çayırpınardan Görünüşü

Depel dağında sarıçam, karaçam, ardıç, çakırga, ıhlamur, fındık, alıç ve dağeriği vardır. Kuzey yamacı ağaç bakımından güneye göre daha gürdür. Köylüler yakacak ihtiyaçlarını bu dağdan karşılarlar. Son birkaç yıldır da Orman İşletme Müdürlüğü tarafından dağda kesim başlatılmış, halen devam etmektedir.

KELTEPENİN ELMABELİNDEN GÖRÜNÜŞÜ

Keltepenin Elmabelinden Görünüşü

Depel dağında keklik, tavşan, geyik, domuz, kurt, çakal ve tilki başta olmak üzere çeşitli av hayvanları bulunur; eskiden ayı olduğu anlatılsa da gören veya izine rastlayan olmamıştır.

10/02/2009

Yazan: Mehmet GÜNDÜZALP