HIRKATEPE KÖYÜ
Hırkatepe Köyü Ankara
İli, Beypazarı İlçesi, Köroğlu sıradağlarının güneydeki ilk sırası üzerinde,
40°11'51.53"K, 31°45'16.99"E koordinatlarında ve 825 m. râkımındadır.
(Not: Fotoğrafların orjinal hallerini görmek için üzerlerine tıklayınız.)
HIRKATEPE KÖYÜ -ilkbaharda-

Hırkatepe Köyünün kuruluşu ve adının nereden geldiği
konusundaki bilgiler Türklerin Anadolu'ya göç etmeleri ve Osmanlı Devletinin
kuruluşuna kadar gider. Sultan Alparslan’ın Anadolu’yu fethi sonrasında,
Selçuklu yönetimi zamanında da Türk boyları akın akın Anadolu’ya gelmeye devam
etmişlerdir. Bunlardan birisi de Gazi
Gündüzalp yönetimindeki Kayı boyudur. Önce Haymana civarına
yerleşmişler, daha sonra kendilerine Selçuklu Sultanlığı tarafından yurt olarak
verilen Söğüt Domaniç Çarşamba'ya geçmişlerdir. Bu göç sırasında Gazi Gündüzalp,
kuvvetle muhtemel bir baskın esnasında çıkan muharebede şehit olmuş,
mezarının bulunduğu yere Kayı boyundan 40 kişi
bırakılmış, mezara sahip olmaları ve orayı yurt tutmaları sağlanmıştır. Daha
sonra Gazi Gündüzalp’in mezarını ziyarete gidenlerin ve gelenlerin Kırka
gidelim, Kırka varalım, Kırka’dan geliyoruz demeleri dolayısıyla köyümüzün adı
Kırka olarak söylenegelmiş ve benimsenmiştir.
HIRKATEPE KÖYÜ
-sonbaharda-

Hırkatepe Köyünün batısında Sekli Köyü(4 km), doğusunda
Kaplan Köyü(11 km) ile Zeyve Köyü (13 km), kuzeydoğusunda Kozağaç Köyü(5 km),
güneydoğusunda Kuyucak Köyü(16 km) vardır. Kuzeyinde dağlar sıralanmıştır. Bu
dağların en yüksek yeri Keltepe(1.840 m.)’dir.
Hırkatepe Köyü
Beypazarı İlçesine 24 km, Ankara İline 124 km’dir. Ulaşım gayet kolay ve
rahattır. Ankara-Beypazarı arası bölünmüş yol(inşaatı yer yer devam ediyor),
Beypazarı-Hırkatepe arası da asfalttır.
Hırkatepe Köyü, Köroğlu Dağlarının uzantısı Aladağ ve
Keltepe’nin güney eteklerinin paralelindeki derin vadide yer alır. Vadiye
Beypazarı-Hırkatepe Köyü yolu üzerindeki Elmabeli(1.125 m.) geçidi ile ulaşılır.
Vadinin üst başlangıcından itibaren sırayla Kaplan, Kozağaç, Hırkatepe ve Sekli
Köyleri yer alır. Vadi sonunda Aladağ Çayı’na ulaşılır. Vadinin uzunluğu 12 km
kadardır. Kışlar çetin geçtiğinde Elmabeli geçidi -özellikle geceleri- ulaşıma
kapanır. Beypazarı’na ulaşım da su boyu tabir edilen vadiden aşağı Hırkatepe
Köyü, Sekli Köyü, Karaköy, Uluköy, Davutoğlan Köyü, Çayırhan Beldesi, Beypazarı
güzergâhından sağlanır. Bu güzergâhtan Hırkatepe-Beypazarı 40 km’dir.
Hırkatepe Köyü Cumhuriyet öncesi ve
ilk yıllarında ‘Kırka Köyü’ olarak anılmış, önce ‘Hırka Köyü’ olarak ve 1964
yılında da resmî kayıtlarda Hırkatepe Köyü olarak bugünkü adını almıştır. Ancak,
köy sakinleri nerelisin diye sorulduğunda Kırkalıyım diye cevap verir, çevre
köyleri de halen bahsi geçtiğinde Kırka Köyü olarak anarlar.
Kırka
Köyünün kuzeybatısında Körpeş Köyü(1 km), güneyinde Tepeköy(600 m.) bulunmakta
iken; 1930’lu yıllarda Körpeş Köyü ve Tepeköy’den halk kendi arzusu ile Kırka
Köyüne göç etmeye başlamış; Körpeş Köyünden son aile 1960 yılında, Tepeköy’den
de son aile 1985 yılında Kırka Köyüne göç etmiştir. Kırka Köyü bu göç olayı
neticesinde Hırkatepe Köyü olarak resmî kayıtlarda yerini almıştır. Bunun
başlıca sebepleri Kırka Köyünün nüfusunun kalabalık ve sosyal olması,
Beypazarı-Dudaş(Depelarkası Köyleri) köy grup yolunun üzerinde olması, köyde
sağlık ocağının ve orman muhafazası için telefonun bulunması sayılabilir. Bahse
konu göç olayı sadece Kırka Köyüne değil, bir iki hane de olsa çevre köyler ile
çoğunlukla Beypazarı İlçesi ve büyük çoğunlukla Ankara İline olmuştur. Kırka
Köyü ile Tepeköy ve Körpeş Köylerinin sosyal münasebetleri son derece olumludur.
Zira üç köyün ortasında bulunan aşağı mezarlıkta 1958 yılına kadar Cuma Camisi
bulunmakta ve üç köyün halkı her Cuma burada Cuma Namazı için bir araya
gelmekteydi. Öz tabir edilen ve günübirlik çalışmaya gidilen sulu arazileri ile
bayır tabir edilen susuz arazileri de iç içedir. Pek tabii ki akrabalık ve
hısımlık bağları da çok güçlüdür. 1920’li ve 1930’lu yıllarda Kırka Köyünün
50–60, Tepeköy’ün 15–20 ve Körpeş Köyünün de 10–15 hane olduğu varsayılır.
Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Beyin dedesi Gazi Gündüzalp’in mezarı
Hırkatepe Köyündedir. Bu konudaki tarihi bilgiler özet olarak şu şekildedir;
“Ankara’nın batısındaki Karacadağ bölgesinden Söğüt ve Domaniç bölgesine iskân
eden Kayılar 400 çadır halkı olup; 13. yüzyılın ikinci yarısında reisleri Gündüz
Alp’in oğlu Ertuğrul Bey’dir. (1188–1281) Babası Gündüz Alp’in kabri Ankara
taraflarındaki Kızılca Sarayözü civarında, Kırka köyündedir. (2. Büyük Osmanlı
Tarihi, Ord. Prof. Dr. İsmail Hakkı Uzunçarşılı C.1)”
Gazi Gündüzalp’in
türbesine tarihte olduğu gibi bugün de hürmet edilmektedir. Türbenin bakımını
köyde yaşayan en yaşlı Gündüzalp üstlenmekle beraber; tüm köy halkı türbenin
bakım ve onarımında yer almaktadır. Bugün de köyde yaşayan Fatma GÜNDÜZALP ve
Zehra GÜNDÜZALP türbenin temizlik başta olmak üzere rutin ihtiyaçları ile
ilgilenmektedirler. Gazi Gündüzalp türbesinin eskiyen ahşap+saç yapısı yerine
Devlet tarafından taş+beton ile yeni bir bina yaptırılmıştır. (Gazi Gündüzalp
türbesinin eski ve yeni halini sitedeki Resim Galerisinden ve Gazi Gündüzalp
bölümlünden görebilirsiniz)
Hırkatepe Köyünün en şirin ve şenlikli
olduğu yıllar olarak 1945–1975 yılları arası olduğu söylenir. Zira büyük
depremde(1939) köyün kaynak suları çoğalmış; başlangıçta bir değirmenlik olan
su, üç değirmenlik, bilahare de beş değirmenlik olmuş; yıllar yılı azalan su
2007 yılında da bir değirmenlik olduğu yıllara geri dönmüştür. Bahse konu
yıllarda köyde bulunan 3 su değirmeni tarihe karışmış; yerlerini bilen çok az
kişi kalmıştır.
Hırkatepe Köyünün sulu arazisinde elma, armut, ceviz,
ayva, üvez, erik, kiraz, vişne, patates, soğan, sarımsak, yerelması, kuru ve
yeşil fasulye, domates, salatalık, kavun ve karpuz; susuz arazisinde ise buğday,
arpa, burçak, fiğ(karayem), mürdümük(imirdik), nohut ve ayçiçeği yetiştirilir.
Üzüm bağları da epey geniş bir alanı kaplar.
Köyün şirin ve şenlikli
olduğu yıllarda 1000–1200 büyükbaş, 7000–8000 küçükbaş hayvan yetiştirilirken;
bugün 40–50 büyükbaş, 800–900 küçükbaş hayvan sayısına düşülmüştür.
Köyümüzün temel geçim kaynağı her köyde olduğu gibi burada da tarım ve hayvancılık olmasına rağmen, köy arazisinin dağlık ve ormanlık olması dolayısıyla tarım ve hayvancılık alanı dardır. Dolayısıyla buna bağlı olarak üretim de azdır. Özet olarak köyde yapılan tarım ve hayvancılık köy halkına hiçbir dönemde yeterli gelmemiştir.
Köy halkının yıllarca esas geçim kaynağı yeraltı linyit kömürü işletmesi olmuştur. Hemen her aileden bir kişi maden ocağında çalışmış, ailenin diğer bireyleri de tarım ve hayvancılık ile meşgul olmuştur. Önce özel işletme olan maden ocağı, bilahare Devletleştirilmiş, sonra tekrar özelleştirilmiş ve kapatılmıştır. Teknolojinin gelişmesi ile Hırkatepe Köyünde bulunan kömürün Nallıhan-Çayırhan Termik Santrali ve Kömür İşletmesi tarafından yeraltından alınmasına başlanmıştır. Köydeki maden işçileri de madenle birlikte devirteslim işlemine tabi olmuşlardır.
Hırkatepe Köyünde 100–110 olan hane sayısı bugün 25–30 haneye düşmüştür. Kışın daha da azalan hane sayısı yazın da birkaç hane artmaktadır.
Köyde bulunan ilkokulda 120-130’a kadar ulaşan öğrenci sayısı bugün 1–2 öğrenci sayısına düşmüş; bu öğrenciler de taşımalı ilköğretim uygulaması kapsamında Beypazarı’nda eğitim öğretim görmektedirler.
Köyün örf, adet, anane ve gelenekleri Beypazarı’nın yaşantısı ile örtüşür. Kapama, güveç, yaprak sarması ve baklava köyün kültürünü yansıtır. Beypazarı kurusu köyde asma yaprağı üzerinde pişirilir.
Dağlık ve ormanlık köy arazisinde keklik, tavşan, geyik, domuz, kurt ve tilki başta olmak üzere çeşitli av hayvanları bulunur.
ULAŞIM :
Ankara - Beypazarı Karayolu Haritası;

Beypazarı -
Hırkatepe Köy Yolu Haritası;

Hırkatepe Köyü Yeryüzü Şekilleri
Yazan: Mehmet GÜNDÜZALP
